kral paylaşım
kral paylaşım

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 108 kişi Ptsi Tem. 31, 2017 12:18 am tarihinde online oldu.
En son konular
» Galatasaray 1-0 Juventus
Çarş. Ara. 11, 2013 7:25 am tarafından admın

» UFAK DOKUNUŞLARLA GÜZEL OLMAYA NE DERSİN ?İŞTE DOGRU MAKYAJ TEKNİKLERİ .....
C.tesi Haz. 29, 2013 4:42 am tarafından NAZLI

» Parker film indir
C.tesi Haz. 29, 2013 3:53 am tarafından LUBOV

» Eyvah Yas kirk film indir türkçe dublaj
C.tesi Haz. 29, 2013 3:50 am tarafından LUBOV

» Dev Avcısı Jack: Jack the Giant Slayer film indir türkçe dublaj
C.tesi Haz. 29, 2013 3:44 am tarafından LUBOV

» Celal İle Ceren Film indir
C.tesi Haz. 29, 2013 3:40 am tarafından LUBOV

» Laz Vampir Tirakula film indir
C.tesi Haz. 29, 2013 3:36 am tarafından LUBOV

» Mutlu Aile Defteri film indir
C.tesi Haz. 29, 2013 3:32 am tarafından LUBOV

» Romantik komedi 2: Bekarliga veda film indir
C.tesi Haz. 29, 2013 3:28 am tarafından LUBOV

Istatistikler
Toplam 283 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: alie

Kullanıcılarımız toplam 1015 mesaj attılar bunda 834 konu
Parker 2013 Türkçe Dublaj izle

Cuma Haz. 28, 2013 1:53 pm tarafından admın



Yorum: 0

Çanakkale Yolun Sonu 2013 Tek Parça Full HD izle

Cuma Haz. 28, 2013 1:41 pm tarafından admın



Yorum: 0

Moskovanın Şifresi Temel 2012 Full

Cuma Haz. 28, 2013 1:38 pm tarafından admın



Yorum: 0

Çakallarla Dans 2 Hastayız Dede Tek Parça HD

Cuma Haz. 28, 2013 1:37 pm tarafından admın



Yorum: 0

Asla Pes Etme 2 [Türkçe Dublaj] [HD] [Tek Parça]

Cuma Haz. 28, 2013 1:35 pm tarafından admın



Yorum: 0

God of War: Ascension

Cuma Haz. 28, 2013 1:32 pm tarafından admın



Yorum: 0

G.D.O. KARAKEDI TEK PARÇA

Cuma Haz. 28, 2013 1:31 pm tarafından admın



Yorum: 0

MEKANİK full tek parça

Cuma Haz. 28, 2013 1:30 pm tarafından admın



Yorum: 0

Pembe Panter 2 - Full Film

Cuma Haz. 28, 2013 1:29 pm tarafından admın



Yorum: 0

Anahtar-kelime

Şubat 2018
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
   1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728    

Takvim Takvim


Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

..Bir Gün Babamızın Resmide Ölür!..

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 ..Bir Gün Babamızın Resmide Ölür!.. Bir Çarş. Eyl. 30, 2009 3:06 am

∂єѕтιиу

avatar
Çoğumuz babamız henüz hayattayken onun yüzüne bir kere bile dikkatle bakmayız. Baba 'baba' sözcüğünü kullanmaya başladığımız günden itibaren sürekli karşımızda duran bir alışkanlıktır. Yıllarca babamızdan değil,bir alışkanlıktan bahsederiz:

Annemize,'babam bu gün neden gecikti'diye sorarız; kardeşimize, 'babam yine su istiyor'der ve dertleniriz; bazen de, 'babama hangi yalanı uydursam, 'diye planlar kurarız kafamızda. Baba her seferinde bize biraz uzak, biraz yabancı birisidir. Her gün elbiselerini giydirip sokaklara saldığımız o 'biraz' yabancının, zamanın karşısında an be an nasılda eriyip gittiğini farkedemeyiz bile.

Oysa ilkin ve hep onun elbiseleri yaşlanır, ilkin ve hep onun saçları ağarır
ve hep o öksürür. Bizim, bir alışkanlığın perde gerisinden baktığımız o yüzde zaman, çizgilerden, girintilerden ve çıkıntılardan yeni bir yüz yapar, bunu da farketmeyiz. İçimizden az buçuk dikkatkesilenler bilirler ki, baba göz altlarındaki torbalarda yorgunluk biriktiren kederli göçmenidir evimizin.Bir an gelir,göz altlarındaki torbaların ağzını gözlerinin feriyle bağlayamaz olur artık.

Bir an gelir, o iki bağcık da hiç ummadığımız bir vakitte, hiç ummadığımız bir yerde çözülüverir. Çözülüverir ve babamız,bizden sakladığı bütün yorgunluklarını orta yerde bırakıp, kasketinin altını terkeder. Biliyormusuz,babamız bir gün ilk defa gerçekten ölür!..

Babamız bir gün ilk defa gerçekten ölür ve biz ilk defa o gün anlarız, evimizde bir babamız olduğunu. O gün anlarız ki, aramızda dolaşan yalnızca alışkın olduğumuz bir gölge değildi; o gün anlarız ki artık annemizle anlaşarak kandıracağımız bir saflık, sessiz sedasız çekilip gitmiştir aramızdan;
ve o gün anlarız ki 'baba'dan bize kalan, bir kelimeden çok öte, çok daha ağır bakiyedir. Şeceremizi bir arada tutan en kalın damar ansızın kopmuş, şimdiya kadar nasıl durduğunu düşünmediğimiz aile şemsiyemiz yağmur vurdukça su geçirmeye başlamıştır. Daha başka şeyler de olmuştur baba gidince:içimizdeki korku kaybolmuştur artık;sofranın baş köşesinde yaşlı, kocaman bir boşluk açılmıştır; akşam haberlerinde esirgenmeden savrulan bir küfür orta yerde sahipsiz kalmıştır; dahası, babayla beraber ilgi duymadığımız pek çok memleket haberi de sınırlarımızın ötesine göçmüştür.

Baba ölürken bize bir iyilik yapmış,üzerine dertlenilen bir ülkeyi de kendi gövdesiyle beraber ölmüştür...

Artık içimizden hiç kimsenin, babanın yerine baba olamayacağını, vaktin çıkıp çıkmadığını onun sesiyle soramayacağını anladığımızda, çaresiz bir şeyler yaparız:kendimizi babamızın hiç ölmediğine, şeceremizin hiç dağılmayacağına inandırmak için,onun en sevdiğimiz resmini büyülterek, annemizin
ya da en büyük kardeşimizin odasındaki duvarın orta yerine konduruveririz. Konduruveririz ve resme bakarken ilk defa babamızın yüzüyle yüzleşiriz.

Böylelikle ilk kez, babamızın gözlerinde bir göç öncesinin alınganlığını görürüz; babamızın saçlarının fazlasıyla beyazlaşmış olduğunu görürüz,ilk kez görürüz ki, babamızın alnı yaşadığımız coğrafyanın kaderiyle aynıdır: Babamızın alnı,sanki savaştan hiç kurtulmamış bir cephe yerine benzetilmektedir; babamızın alnı,bizzat hayatın alnıdır! Onu yeniden aramıza çağırmakla,
onun yüzünü her gün görebileceğimiz bir yerde ağırlamakla, bir süreliğine de olsa, ölü babamızla ilk kez içtenlikle baba evlat haline geliriz. Konuk ettiğimiz insanlara anlatırız onu,onun kim olduğunu soran çocuklara; öyle ki, onun kim olduğunu sormayanlara içlendiğimiz bile olur. Duvarda,bir yanlarını yeni
yeni hatırladığımız, çerçeve içinde bir babamız vardır artık...

Ama mevsimler, gün gelir, babamızın duvardaki resmini de soldurmaya başlar.Babamızın göz altlarını tutan o incelmiş bağcıklar, bir kere daha unutkanlığımız tarafından kopmaya terk edilir. Aramızda heyecanla çağırdığımız sevgili ölümüzü yüzü, mahkum olduğu çerçeve içinde tekrardan bir gölgeye,
tekrardan bir alışkanlığa dönüşür. Bir evden başka bir eve taşınırken, eşyalarımızın arasında can çekişir durur; yeni evimize uygun olup olmadığını düşünecek kadar uzaklaşır aramızdan.

Nihayet, yeni evlerimiz, bu yakışıksız yabancının resmini duvarları için uygunsuz bulmaya başlar.Yeni evlerimizin duvarları, su kenarlarını, tarlaları, yorgun işçi tulumlarını, bir memurun çantasını, bir askerin kaputunu, bir kasketin alınlığını ve bütün o eski alışkanlıkları kabul etmez olur artık.
Bir gün biz yine fark etmeden, duvardaki yerinden de devrilir babamız.
BİR GÜN BABAMIZ İKİNCİ KEZ ÖLÜR!

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz